Kısa dönem askerlik üzerine..VOLUME 2

by Bruisedankle
Değerli üniversite mezunu arkadaşlar..Ben nisan 2009 celbinde silah altına alınan ve hala o silahın altında ezilen:p 327. kısa dönem askerlerden biriyim..Buraya geldiğinizde öğreneceğiniz tabirle sizin “dede”nizim…Canım torunlarım forumlara baktığımda biçoğunuzun farklı farklı endişeleri, merak ettikleri ve korkuları olduğunu gördüm..Tıpkı benim sınav ve teslim olma tarihleri yaklaşmaya başladığı günlerde ve haftalarda yaptığım gibi siz de kendinizi
www.askere.com un güvenli ellerine teslim etmiş ve askerlik görevinize sanal da olsa başlayıp olay hakkında bişeyler kapma telaşesine düşmüşsünüz…
Bu siteye kullanıcı adınızı yazıp giriş yapmanızla nizamiyeden birliğinize giriş yapmanızın verdiği “tarifsiz acı” aynı değil belki ama, askerlik hakkında bişeyler bilip nelerle karşılacağınıza dair fikirler kapmanız açısından çok faydalı bi sitedir.Özellikle Ekonomist rumuzlu bilge arkadaşın yazısını mutlaka okuyun hatta okuyun üfleyin..Ben o yazılardaki püf noktalarını uygulayarak şuan haftasonu çarşılarıma tankla çıkabiliyorum tıpkı Cem yılmaz gibi.
Şimdi ben de zaman ayırıp buraya paragraflar dolusu bilgi ve tecrübe aktaran dedelerim gibi elimden geldiğince bişeyler paylaşmayı, siz sevgili torunlarıma bi nebze olsun faydalı olabilmeyi vazife bilerek ve de affınıza sığınarak 85 günlük askerliğimden edindiğim bazı tecrübeleri sizlerle paylaşmak istiyorum..
Eveeet bi erkeğin hayatındaki en önemli iki dönüm noktasından ilki olan sünnet olma vazifesini çoktan yerine getirdikten sora şimdi geldi sıra vatan borcunuzu ödemeye arkadaşlar.. Kiminiz diplomaları yeni aldı bian evel gidip kurtulayım dedi,kiminiz yasal tecil haklarını limitine kadar kullanıp şimdi sap gibi kaçınılmaz sonla yüzyüze geldi,kiminiz doktorasını bitirdi 35 yaşına geldi ağustos celbi için dilekçesini verdi,kiminiz evli,kiminiz bu da yetmezmiş gibi bi de çocuklu ki bu en acı verenidir.Kendi arkadaşlarımdan biliyorum..Üç beş aylık bebeğinin büyüme hızının maksimum olduğu,elinin yüzünün şeklinin şemalinin en hızlı değiştiği dönemde askere gelip hergün ankesörün başında ufaklığın çıkarttığı agu bugu didi dodi şeklindeki hırıltıları duyup gözyaşlarına hakim olamayan,diş çıkartırken bebeğinin yanında olamayan arkadaşlarımız var burda.O yüzden tavsiyem gelmeden lütfen çocuk yapmayın yaptıysanız da atmayın ama yazık.
Sanırım çoğunuz geçtiğimiz aylarda gündeme gelen ve sizi dumura uğratan kısa dönem askerlik kalkıyor spekülasyonlarından kaynaklanan bi “Yusuf Yusuf” moduna girmiş hatta bazılarınız ağustosta askere gelmeyi hiç düşünmeyip tecilli olduğu halde tecillerini bozdurmuş,dilekçelerini verip heycanla askerlik şubesindeki sivil memurun ağzından çıkacak “ağustosta askersin” cümlesini bekleme psikolojisine girmiştir.Ya arkadaşlar panik yapmayın ha uzun ha kısa..askerliğin en iyisinin ben ta a.q..Bu son cümlemi kale almayın..Kısa dönem askerlik bizlere Yüce Allahın bir lütfu olup şu dünyada bi erkeğe verilebilecek en değerli hediyedir..Size deselerki Adrianna Limayla bi ömür birlikte olmak mı yoksa kısa dönem askerlik mi? Şuan Adrianna için ağzınızın suyu aksa da, askere geldikten sora “ıiiiiyy Allah belasını versin o karının” tabiî ki kısa dönem diceksiniz ahan da şuraya yazıyorum.
Takvime bakıyorum yaklaşık 35 gün sora teslim olacaksınız.Bu teslim olmak ta neyse hala anlamış değilim.Ulan dilekçeyi verip kendimiz bianevel gidelim yapalım ulvi,kutsi görevimizi diyoruz, tası tarağı toplayıp heycanla ve seve seve yada işte “s…ke s..ke” nizamiyeden giriş yapıyoruz ama sanki interpol tarafından yıllardır kırmızı bültenle aranan ve tesadüfen nizamiye kapısında görülüp yakalanan azılı gangsterlermişiz gibi yaptığımız bu eyleme teslim olmak deniyo.İlginç.
Sevgili torunlarım sizlere her şeyden önce ilk tavsiyem buraya gelmeden önce Cem yılmaz’ın 2008 ve 2005 gösterilerini izleyebildiğiniz kadar izlemenizdir..Adamın anlattıklarının hiçbiri abartılı olmayıp tamamen gerçeğin yansımasıdır ve de kazandığı trilyonların helali hoş olsun yani..Evet arkadaşlar hepsi gerçek..20 li yaşların ortalarına gelmiş üniversite mezunu, belli bir akademik ve kültürel birikime sahip olup tören yürüyüşü provalarında olması gerektiği gibi ters bacak ters kol değil de sağ bacağıyla sağ kolunu öne atarak yürüyen adamlar…yalnızca teleskopla yada rüyada görülebilecek generaller…
Er gazinosunda en önde oturup milletin “o ne istiyosa onu” seyretmek zorunda olduğu usta askerler…yine gazinoda “la bi süsün a….na goyum” die bağıran onlarca asker…sen josef ayarında okullardan mezun olup geldiğinde ilk zamanlar Türk dil kurumundan övgü alacak kadar mükemmel Türkçesiyle kantine girip “pardon bi çay alabilirmiyim” derken çok kısa bi süre sora çayını “Lan s…kik lan yarr….ım bi çay ver bakam ordan” şekindeki bi Türkçeyle istemeye başlayan kendini kaybeden zavallı çocuklar…çıkan seslerin sadece uğultudan ibaret olduğu hiçbişey anlaşılmayan televizyon yayınları…bazuka yada keleşlerle bordo bereli karizmasında pozlar verip resim çektiren ve ailesini “vatan millet sakarya oğlum askerim yiğidim” moduna sokup beş dakka sora elinde paspas,tuvaleti temizleyen adamlar…teskereyi alıp gittikten sora sivilde askerlikleriyle ilgili gerçeklikle uzaktan yakından alakası olmayan; örneğin “vurdum yüzbaşının odasına girdim yeter lan bu eğitim dedim,paşa beni kızına alacaktı” gibi ütopik ve külliyen yalan olan hikayeleri anlatacak adamlar…
Daha sonradan burnunuzun ve beyninizin nasıl adapte olup da bağışıklık kazandığını çözemiceiniz kadar iğrenç kokan koğuşlar ve botluklar…ki bu koku döngüsü, ayak,apış arası,koltuk altı,vücut ve o…suruk kokularının inanılmaz ahenginden oluşmuş büyüleyici eşsiz bi kompozisyondur.Bunun yanında; girdiğinizde gördüğünüz manzara karşısında sizi hayrete düşürecek olan ve “bir askerin g..tünde ancak 3 tane delik olması durumunda duvarları bukadar batabilecek tuvaletler…banyoya s…çan , evrimini tamamlayamamış,ne tamamlaması daha başlayamamış prokaryot yani basit hücre yapısına sahip ilkel hayvanushomoaskeruslar…gece sabaha kadar gökgürültüsü kıvamında gürleyen osuruk saçan g..tler…ama inanın bi müddet sora bu sesler Bethoovenin Moonlight Sonatası çalıyomuş gibi kulağınızın pasını silip sizi dinginleştiren bi hal alıyor..
Şafağı 100 e düşmüş olan uzun dönem askerin tuvalete alınıp diğer askerler tarafından gübre ve zifte bulandıktan sonra üzerine fışkırtılan tazzikli suyla tertemiz akpak kötülüklerden arındırılmış hale getirilme ainlerinden bahsetmiyorum bile gelince görürsünüz…Ya aslında bu listeyi daha da uzatabilirim ama askerlik kararınız alınmışken benim yüzümden daha teslim olmadan firar etmenizi istemiyorum kıymetli torunlarım:)
Şundan eminim ki çoğunuzun kafasını kurcalayan şey, askerlikten daha çok ağustos başında gireceğiniz ve kısa dönem olup olamıcağınızı belirleyecek olan sınavdır.Ülkenin içinde bulunduğu b..ktan ekonomik kriz ortamına bakıp üniversite diplomasının bi halta yarayacağından ümidi kalmamış ve bu yüzden son çare uzun dönem askerlik çıksın da teskere bırakıp orduda kalalım diyen arkadaşlarımı saymassak sanırım çoğunuz gece yatarken “Yattım Allah kaldır beni,, çok isterim ben kısa dönem askerliği” şeklinde dua edip öyle yatağa giriyosunuzdur şu günlerde..Yine muhtemelen en çok merak ettiğiniz hususlardan biri kısa veya uzun dönem askerliğin neye göre belirlendiğidir..Sağda solda çok fazla şey okumuş yada duymuşsunuzdur..İşte efendim ilk iki gün girenlerden uzunlar seçilir,bu yüzden sınava son gün girenler kesin kısa dönemdir…sınav günü kısa çöpü çeken uzun yapar…boyu uzun olanın aklı ve askerliği kısadır…Soruları yanlış yapınca “bu kazmadan asteğmen olmaz kısa yapalım”diyolarmış vs vs……
Bu hurafeler de artırılabilir ama aslolan şudur..Askerlik türünüzün belirlenmesinde öncelik TSK nın ihtiyacı daha sonra sınavdaki başarınız ardından sizin tercihiz şeklinde sıralanır..Yani sizin tercihiniz son sıradadır arkadaşlar..O yüzden bu konuya fazla odaklanmamaya bakın bence.Daha 35 gün var kafayı kırarsınız valla..Ha şu da bi gerçektir ki ordunun belirli meslekten adamlara olan ihtiyacı bazı mesleklerle kıyaslandığında daha fazladır. Örneğin teknik elemanlar yani benim gibi mühendis arkadaşlarım diğer mesleklerle kıyaslandığında uzun dönem gelme ihtimali bakımından biraz daha fazla tırsabilirler. Benim sınavda ne yaptığımı soracak olursanız ben de çok mantıklı ve sağlam bi dayanağı olmayan bi yönteme başvurarak önce sınav sorularının hepsinin doğru cevabını bulup daha sonra bi kısmını özellikle yanlış işaretledim..Hani ne zirveye çıkıp ne de dipte olup fazla dikkat çekmiyim arada fark edilmem kısa dönemler yaparlar falan diyemi düşündüm naptım acaba hey Allahım..
Tüm bu psikolojik travma dönemini kafayı kırmadan atlatıp ağustosun ilk günlerine yani sınav zamanına sağ salim kavuştuğunuzu farzederek biraz da bu sınav ortamından bahsetmek istiyorum..Arkadaşlar öncelikle evden çıkarken kimliğinizi yanınıza mutlaka alın..Ehliyet,kütüphane kartı,akbil, makbil bunlara güvenmeyin aman..Bide size askerlik şubesinden verilen kapalı zarf var biliyosunuz onu hiç unutmayın zaten..Merak edip zarfı açma gafletine de düşmeyin fırça yersiniz..Bi b..k yok zaten içinde..Sevk evrakları kimlik fotokopisi zart zurt..Kiminiz direkt büyükşehirlerdeki sınav merkezlerine (İzmir Gaziemir ulaştırma- İstanbul Tuzla piyade okulu vs. gibi) gideceksiniz, kiminiz de özellikle doğu ve güneydoğu illerinde ikamet edenler KTM denilen Kabul Toplama merkezlerine gidip oradan sınav ve mülakatın yapılacağı yere toplu halde götürüleceksiniz..
Sınav merkezine saat kaçta gitmeliyim sorusunun kesin bi cevabı yoktur.Bölgeye göre sınav merkezlerindeki kalabalığın niceliği değiştiğinden merkeze gidiş saatinizi de ona göre ayarlamanız gerekebilir.Örneğin İstanbul tuzlada binlerce aday mülakata geldiğinden akşam saatlerinden itibaren nizamiye kapısında bekleyenler olduğunu kendi arkadaşlarımdan biliyorum.Ben İzmir Gaziemir Ulaştırma Okulunda girdim.Sabah 6 da ordaydım 98.sıradaydım.Saat 7 de de içeri almaya başladılar..Çok erken gidip abartmayın çok da geç kalmayın 6 gibi oralarda olmaya çalışın sonuçta her türlü 5-6 saat içersinde oradan işlemlerinizi bitirmiş olarak çıkacaksınız.Arkadaşlar benden size tavsiye nizamiyeden girmeden önce derin bi nefes alın dönüp arkanıza yani sivil hayata son bikez bakın çünkü sivil girdiğiniz bu kapıdan bikaç saat sora asker olarak çıkacaksınız.
Forumdaki birçok arkadaşımın da vurguladığı gibi orduda siyah tükenmez kalem kutsaldır mavi kalem lanetlenmiştir kakadır cıstır.Bu yüzden yanınızda bir adet siyah tükenmez kalem götürmeyi ihmal etmeyin sora o kadar adam arasında kalem dilenmek zorunda kalırsınız panik olursunuz çünkü elinize bikaç kağıt tutuşturup hazırsanız söyleyeceğimiz alanları doldurun falan diyolar eş zamanlı yazabilin ki sora bura neydi oraya ne yazıyoduk şeklinde etekleriniz dutuşmasın.Tabi yazılı sınav için bir adet kuşun kalem ve silgi de lazım olacak. Azevvel bahsettiğim belgeleri doldurduktan mülakat bölgesine götürüleceksiniz tabiî ki toplu halde..Zaten askerliğinizin özellikle acemilik döneminizin de özeti budur “sürü halinde yapılan eylemler dizisi”..Bu konuyu acemilik günlerini anlatacağım paragrafta daha ayrıntılı bi şekilde inceleyeceğiz sevgili torunlarım:)
Test ve mülakat bölgesinde işlemleriniz yani bilmiyorum her yerde aynımıdır ama 50 şer li gruplar halinde yapılacak. Biriniz işemeye mi gitti 49 mu kaldınız napın edin o danayı bulun çünkü siyah tükenmez gibi 50 de kutsaldır.Sayı tamamsa belirli alanlara götürülecek ve çeşitli belgeler dolduracaksınız. Ve askerliğinizin büyük bi dönemine hakim olacak olan “sabırla bekleme erdemi” ni kazanmaya daha bu sınav gününden başlayacaksınız.Zaten bu mülakat ve sınav muhabbetlerinin, sizin ve benim gibi üniversite okumuş,sorgulayan, isyankar,sevişken ve akışkan arkadaşlara askerlikle ilgili ufak bi ipucu vermesi amacıyla yapıldığını düşünüyorum..O yüzden sabır katsayılarınızı maksimuma ayarlayın ve sakın “ben üni okudum,850 tane kulübe üyeydim,çeşitli organizasyonlarda aktif rol aldım,kürsüye çıktım,3 dil biliyorum” psikolojisine girip size koyun muamelesi yapılmasına isyan ve itiraz etmeyin..Bunu 28 günlük acemilik döneminizde de sakın yapmayın..
Acemilikte siz bi hiçsiniz enazından biz burda birer hiçtik..Yani kahraman ”MEHMETÇİK” değil “MEHMETHİÇ” siniz belli bi süre için…Mesleğinizden, kültürel birikiminizden akademik backgroundunuzdan kendinizi acemilik boyunca soyutlamanız gerekecek.
Neyse işte mülakat sırasında bazı meslekten olan arkadaşlar ayrılacak.Beden hocası,sertifikalı balık adamlar,vardiya mühendisleri,müzik hocaları vs..Gelelim sağlık muayenesine..Askeri tabip gelecek ve size “var mı” bi rahatsızlığı olan” diyecek..Kanser,veba,ülser,aidis maidis de olsanız doktor yine “sağlam” raporunun altına imzasını atacak.Ahan da sağlık muayenesi bu.Amanda aman nekadar özenli ne kadar derinden bir tarama..Sağlık taraması da bittikten sonra artık dananın kuyruğunun kopacağı ve askerliğinizi 21 YTL çavuş maaşıyla 155 gün mü yoksa yaklaşık 1800 YTL asteğmen maaşı ve komutanlık egosuyla (ki buna burda daşşş….k deniyo) 365 gün mü yapacağınızın belirleneceği sınav aşamasına geliyosunuz..Sınav 50 sorudan oluşur arkadaşlar.Sorular özellikle sayısalcı arkadaşlara kolay gelecektir.Dereceye oynucam diye hepsini doğru mu yaparsınız yada boş kağıt mı verirsiniz o sizin bileceğiniz iş..Ama hepsini doğru yapanı İlker Başbuğ evlat edinmiyo fazla kasmayın o yüzden..Sizi uyaracaklar gerçi de soru kitapçığının üzerinde karalama yapmayın vatan hainliğiymiş hey Allahım.
Evet millet sınav bitti ve artık sabahın köründe sivil olarak girdiğiniz nizamiye kapısından elinizdeki 12 günlük izin kağıdınızla henüz çakı gibi olmasanız da asker olarak çıkıyosunuz..Yaklaşık on gün sonra
http://pertem.kkk.tsk.mil.tr adresine girip mülakat sırasında size verilen aday numarasını girmek suretiyle düştüğünüz yeri öğrenebilirsiniz..Of ya o an gerçekten heycan verici..Öss de bile bukadar tırsmamıştım.. Hadi hayırlısı beyler..
Çıktınız ya artık gidin evinize ufaktan tası tarağı toplayın az sora sıralayacağım kritik askeri malzemeleri temin edin..Sevgilisi, nişanlısı falan olan doya doya vakit geçirsin ve ellerini açıp Allahtan abaza tertiplerine oranla extradan sabır temenni etsin:) Hatundan gizlediğiniz tehlikeli gerçekler söylediğiniz yalanlar falan varsa itiraf edin öyle gelin.Siz buradayken ortaya çıkar da sizi terk ederse dımdızlak ortada kalır ve yemeklerinize de katılacak olan şapa oturursunuz günleriniz geçmek bilmez kafayı kırarsınız pişmanlıktan benim gibi…
Beyler forumda “gelirken yanıma neler almalıyım”la ilgili bisürü başlık var sağolsun giden arkadaşlar tecrübelerine dayanarak anlatmışlar.Ben de aklıma gelen bazı şeyleri saymak istiyorum..Öncelikle şunu söyleyeyim.Her askeri birlikte bu imkan var mıdır bilemem ama sayacağım malzemelerin büyük çoğunluğu birliklerinizdeki kantinlerde de mevcuttur..Öncelikle kişisel bakım ürünleri arkadaşlar..Şanslı olup da sakalı seyrek ve geç uzayan arkadaşlarımın dışında büyük çoğunluğunuz 155 gün boyunca her gün sabah 6 da tıraş olacaksınız..Yüzünüzün tahriş olma ihtimali düşünüldüğünde masraftan kaçınmayıp mach3 falan almanızı tavsiye ederim..Tıraş sabunu değil de köpüğü getirin pratik oluyo hemen iki fıs fıss cart cart al işte cillop gibi askersiniz!! Tıraş kolonyanız mutlaka olsun..Aranızda babyface narin arkadaşlarım varsa aftershave denilen losyonlardan da alabilir..Ama fazla abartmayın adınız madınız çıkar unutmayın uzun dönemler zaten size gıcık o yüzden fazla entel dantel haller sergilemeyin ağır olun..Bizim acemiliğin ilk günlerinde bi arkadaş tuvalette dudaklarına lipstick (dudak yumuşatan ruj şeklinde bişey) sürüyodu şimdi herkesle çok iyi arkadaş Amman dikkat:) Vücut ve yüz havlusunu söylememe gerek yok heralde.Ha bide tırnak makası.
Şampuan…El sabunu..(yanlış anlamayın ellerinizin temizliği ve hijyen için)..Haki yani asker yeşili tişört ve asker boxer..Alabildiğiniz kadar alın.Neden? Eylülü de sayarsak askerliğinizin 2 ayı yaz sıcağında geçecek özellikle ilk bir ay acemilik dönemiz sabahtan akşama kadar eğitimler ve yürüyüş provalarıyla geçeceğinden leş gibi terliceksiniz çok sık don ve tişört değiştirmeniz gerekecek yoksa koğuşlarınızda kokudan durulmaz valla.Hatta kiminiz yıkayıp yıkayıp kullanmak yerine kullan at yöntemini uygulayacaktır muhtemelen.
Bi çift terlik alın..Dikiş seti lazım olabilir.Set dediğim komple tam takım profösyonel terzi malzemesi diyil tabi..Siyah ve yeşil birer makara ve bi dikiş iğnesi..Bazı arkadaşların pantolonlarının özellikle daş…..k kısmı belirli bi süre sora kabına sığamayıp cart diye patlayıp yırtılıveriyo hemen iki iğne geçirip ayıbını örtersiniz terzi peşinde koşmadan:)
Güzel bi asker cüzdanı alın boyuna asılan bişey olacak.Baya bi gözü olsun.Öyle yatarken cüzdanı üniformanın (kamuflaj denir) cebine koymak falan yok.. Hırsız,esrarkeş,jiletçi dolu a.q. yeri..Acemilikte bi arkadaşımızın boynundaki cüzdanı gece uyurken ipi kesilmek suretiyle çalındı yemin ediyorum..Düşünün demekki boğazını bile kesebilir istese..Buarada çalınan şeyler öyle maddi anlamda çok değerli şeyler olcak diye bişey yok haa..Mesela benim bir adet kirli donum,terliğim,şampuanım çalındı şuana kadar..Ya inanabiliyomusunuz işte burda kirli dona muhtac adamlar var..Herifler 460 gün geçiriyolar burda ya dilek olay..Ve de çoğu gariban..Vicdan ve utanma da pek olmayınca adam neye ihtiyacı varsa birinin dolabını açıp alıyo..Ha dolaplarınız hiçbizaman kilitli olmayacak unutmayın..Yasaktır çünkü komutanlar her an denetleme ve dolap kontrolü yapabilir..Komtanım eşyalarımı çalıyolar ondan kitledim falan diyemez suçlu durumuna düşersiniz aman dikkat..Bi şekilde malınıza sahip çıkın uyanık olun..Saf gözükmeyin…Buarada askerlikte çalınma kelimesi yoktur çalınmanın adı yerdeğiştirmedir.
Gelirken yanınızda getireceğiniz valiziniz kilitlenebilir olsun yada işte bi asma kilit alın uçlarını kilite geçirin..Valiziniz sivil eşya deposu denilen yerde duracak yani gözünüzün önünde elinizin altında olmayacak tedbir almakta fayda var..Giren çıkan belli olmuyo çünkü oralara..Aynı şekilde burada size verilecek olan gıcır gıcır yazlık botlar da adi kalleş hırsız tayfasının ağzının suyunu akıtacağından botlarınız için de bi asma kilit getirin..Gece yatarken iki botu birbirine kitleyip yatarsanız sabah botunuzu koyduğunuz yerden alma ihtimaliniz yüksek olur..Ha kilidi gittiğiniz birlikten falan da temin edersiniz belki ama herkes aynı yerden aldığı için her anahtar her kilidi açabiliyo bizzat denedik bence alın gelmeden Okumak isteyen buna fırsat bulamıcağını unutmamakla birlikte kitap getirebilir..Ama derin,tehlikeli,liberal miberal antimilitarist yayınlar olmasın komutan onayından geçiyo valla askerliğiniz bitmez haa…Ha arkadaşlar bol bol çorap da getirmeyi unutmayın..Bide bence önemli bişey daha var..Acemilikte 28 gün boyunca mütemadiyen yürüyeceksiniz ayak tabanlarınız şişecek kiminiz mantar olacak.
Hatta benim gibi sayısalcı bazı arkadaşlarınız bir ay boyunca kaç km yürüdüğünüzü hesaplayacak falan..Hah ne diyodum işte bu ayak rahatsızlıklarını minimize etmek için silikon bot tabanlıkları var onlardan temin edin eczanelerde falan bulabilirsiniz..30 ytl de var 5 e de..Şort getirin mutlaka..Gittiğiniz birliğe göre değişir mi bilmiyorum ama bize eşofman takımı şort ve spor ayakkabısı vermişlerdi..Vercekler diye eliniz boş gelmeyin üni mezunu adamlarsınız çok yönlü düşünün akıllı olun örnek olun leynnn:)
Önemli kalemlerden biri de telefon kartıdır sevgili torunlarım..Aranızda gelirken yanında cep telefonu getirip gizlice sokmayı düşünme gafletine düşen olmasın lütfen..Yanarsınız valla..Sokabildiğinizi farzedelim içeri..Komutana yakalanmasanız bile üst devre bi uzun dönem asker tarafından fark edilirseniz ispiyonlanabilirsiniz..Askerlikte her şey sırayladır..Herkes sırasını bekleyecek..Siz onları ispiyonlayamazsınız ama onlar bunu yapabilir..Sizin de zamanınız gelecek ama özellikle acemilik boyunca tehlikeli oynamayın sabredin..Kantinlerde sabit hatlarla 30 dakika konuşturan 2.5 ytl lik asker kartlar vardır..Bunun yanında t.komun aile kart hizmeti var belki bilenleriniz vardır..O kartla siz konuşuyosunuz ücret ev tel faturanıza ekleniyo..Ben kullanıyorum rahat oluyo..
Cildi hassas olan arkadaşlar hatta olmayanlar da krem alsın yanına..Siz kışın da askerlik yapacaksınız eliniz yüzünüz dudaklarınız çatlayacak soğuktan..Diş macunu ve fırçası burda verilmekle birlikte yanınızda getirmenizi tavsiye ederim.
Evet beyler çantamızı hazırladık e artık yavaş yavaş ufaktan otogara doğru yola koyulalım..Otogara sizi seven nekadar az insan götürebilirseniz sizin için okadar az acı verici olur..Gözyaşlarından seller değil küçük çaylar dereler oluşur..Birliğine kendi şahsi arabaları ve aileleriyle gidecek olanlar da vardır ama arkadaşlar hiç tavsiye etmiyorum ya nizamiye kapısı incecik bi çizgi ve sevenleriniz bikaç dakikalığına çizginin bu tarafında da olsalar az sora işlemleriniz bitecek ve onlar çizginin öbür tarafına geçip arkalarına baka baka salya sümük vaziyetinde çekip gidecekler..Ben şahit oldum valla çok pis bi durum yine de siz bilirsiniz..
Ve nihayet askerliğinizi yapacağınız yaklaşık 155 gününüzü geçireceğiniz şehre ulaştınız beyler..Akşam 17:30 kadar teslim olmanız gerek..Bikaç saat önceden şehre varırsanız şehri biraz gezip tanıma şansınız olur özellikle ufak yerlere düşcek arkadaşlarım için..Otobüsle gelenler için söylüyorum otogarda inzibatlar sizi bekliyo olacak..Sizi fark ederlerse hemen alıp birliğinize götürürler..O sarı zarfınız var ya onu elinizde gezdirmeyin çantanıza koyun asker olduğunuz belli olmasın sağı solu biraz tanıyın sora akşam gidin kendiniz teslim olun..Gelmeden saç tıraşınızı olmanızı tavsiye ederim..Askeriyenin berberinde olurum diye upuzun imajlı saçlarla gelmeyin laf yersiniz uzun dönemlerden..Bunu da yaşadığım için söylüyorum.. İlk içtimada kronun biri arkamdan “a.q poşetine bak ense yapıp gelmiş” şeklinde iltifatta bulunmuştu bana..Arkama bakıp karşılık verdim mi derseniz tabiî ki hayır içime attım sabrettim ve bu günlere kadar gelebilmeyi başardım şuan piercing küpe at kuyruğu Allah ne verdiyse var:)
Nizamiyede bitakım belgeler dolduracaksınız..Kan gurubunuzdan tutun da uyuşturucu,alkol kullanımınıza mesleğinize bilgisayar bilginize kadar her şeyi yazacağınız dökümanlar bunlar..Altlarına hem imza atacak hem de parmak basacaksınız.
Ve evet artık koğuşunuza gitme zamanı..Gidip eşyalarınızı gösterilen yerlere bırakıp toplu halde birliğin biyerine muhtemelen kantin bölgesine gidip şaşkın ve ürkek gözlerle etrafı gözlemliyeceksiniz..Ben nerdeyim? Burası neresi? Burda capicino yokmu? Neden Mozart değil de Azer Bülbül çalıyo? Şeklinde sorular soracaksınız kendi kendinize bi müddet..
Prison Breaki çoğunuz izlemişsinizdir..Çoğu amerikan hapisanesinin tipik yapısı.. Zeki,özel insan Micheal Scofield Fox River hapisanesine girer..Ülkenin en azılı katilleri, sapıkları, keşleri, pislikleri ordadır ve Scofielda “bittin lan sen” tarzından bakışlar ve laflar atarlar…Evet arkadaşlar artık siz de birer Scofieldsınız..Ama sakın onun gibi mapustan kaçmaya kalkmayın teskereyi bekleyin altı üstü 155 gün:p
Çoğunuz teslim olmak için 17.30 un son saliselerini bekleyeceğiniz için akşam yemeğine denk geleceksiniz belkide..Yemekhaneye geçecek ve yine fazla dağılmadan yumak halinde masalara geçeceksiniz..Uzun dönemler pür dikkat sizde…Anaaa poşetler gelmiş lan a…na goyumm şeklinde sesler çıkaracaklar takmayın duymamazlıktan gelin...Sivilde yemek seçenler fenkşuimi yogamı ne yapıyolarsa yapsınlar ve seçmemeyi öğrensinler hemen..Yemeklerde kalite temizlik tat tuz bunları beklemeyin herzaman..
Masadaki sürahiden, su ve çayınızı içeceğiniz metal bardaktan hijyen beklemeyin..Beklerseniz hasta olursunuz..Kafaya takmazsanız sapasağlam askerliğinizi bitirirsiniz askerlik böyle bişey..
Hep olumsuz şeyler mi olacak hayır..Gittiğinizde 327. Kısa dönem dedeleriniz sizi çiçeklerle karşılayacak sizin gelişinizin onların gidişinin müjdecisi olduğundan çocuklar gibi şen bi vaziyette yanınıza gelip size sahip çıkacaklar neleri yapmanız yada yapmamanız gerektiği ve özellikle uzun dönemlerle kuracağınız ilişkilerde dikkat etmeniz gerekenler konusunda sizi uyaracaklar, kendilerinin hali hazırda yapmakta olduğu ve birkaç hafta sonra size devredecekleri görevler konusunda sizi bilgilendireceklerdir.Bunun yanında önemli bi nokta hangi komutan ne kadar disiplinli hangisi cana yakın hangisinin yanında nasıl davranmanız gerekiyo gibi konularda sizi aydınlatacaklardır..
Yazıcılık,banyo,yemekhane sorumluluğu,komutan haberciliği,dış posta (her gün çarşıya çıkabilen ballı asker), revir çavuşluğu,kazan dairesi sorumluluğu,(genelde makine mühendislerinden seçilir.) misafirhane sorumluluğu,nizamiye çavuşluğu, benim gibi ballıysanız internet merkezi sorumluluğu gibi biçok görev var..Size sorduklarında her şeyi bilen elinden her iş gelen adam olduğunuzu belli etmeyin üzerinize bisürü iş yıkarlar..Ama yerine göre de bitakım yeteneklerinizi (pc, Office, İngilizce bilgisi) söylemekten, sorumluluk almaktan kaçınmayın..Sorumluluk almazsanız rütbesiz askerlerle, alırsanız komutanlarla muhattap olursunuz..Komutanlarla yakın ve samimi ilişkiler kurmak her zaman iyidir..Mesela ben makine mühendisiyim aynı zamanda matematik öğretmeniyim boş zamanlarımda sürekli komutan çocuklarına ders çalıştırıyorum..Onlardan takdir ve teşekkür alıyorum..Bi saygınlığı oluyo insanın komutanlar nezlinde bu güzel bişey bi avantaj..Yarın bigün bi derdiniz olur nazınız geçer..Hatanız olur affedilirsiniz vs vs..
İlk şoku atlattıktan ve kısa dönem dedelerinizin sizi sarıp sarmalamasından sonra artık yavaş yavaş yataklara..Koğuşlardaki koku konusunda sizi daha önceki paragraflarda uyardığım için bidaha değinmiyorum akıllı çocuklarsınız öğrenmişsinizdir!
Ertesi gün muhtemelen kamuflajlarınız ve botlarınız verilecektir..Bot numaranızı sorduklarında sivilde giydiğinizden bi numara büyük söyleyin çünkü bir ay boyunca yürüyeceksiniz ayaklarınız şişecek.Biraz büyük almazsanız sıkmaya rahatsız etmeye başlar botlar..Kiminizin kamuflajı büyük kiminizinki küçük gelecektir hemen birbirinizle değişip halletmeye çalışın..İllegal bişey değil bu yapabilirsiniz.
Eee artık kamuflaja da büründüğünüze göre ufaktan eğitimlere başlayalım bakalım gençler!!
Acemilik eğitiminizin kapsamı tekmil verme, yanaşık düzen denilen sağa sola dönme,çökme,çömelme,emir tekrarı,ikili ve benzeri yürüyüş kollarında ve saf düzeninde toplanma,üstlerinize selam verme,uygun adımda yürüme ve en önemlisi 28 gün sonraki tören yürüyüşünün eğitimi ve provalarıdır.Biraz hatta baya yorulacaksınız bu anlamda kendinizi buraya gelmeden hazırlayın.Sürü halinde gezeceksiniz şurdan ayrılmayın şurda oturun şu saatte şurda toplanın..Tek dolaşmak yok çoğuzaman…Dediğim gibi…sabır sabır sabır…
Uzun dönem askerlerle ilişkilerinize dikkat edin demiştim..Borç vermeyin verirseniz de çoğu zaman gelmesini beklemeyin yada Allah rızası için hayrınıza vermiş olun veriyosanız da Bazı konular vardır güvenip onlarla paylaşmayın..Ama bakın uzun dönemlerle ilgili bukadar çok noktada sizi uyardığıma bakıp onlardan tamamen kendinizi soyutlamayın.Benim uyarılarım daha çok acemilik döneminiz için geçerli..Usta asker olduğunuz da zaten kimse size karışamıcak..Ha tabi adamların üçte biri kadar, ve onlardan daha rahat bi askerlik yaptığınız için her zaman için size biraz gıcık olacaklardır bunun önüne geçemezsiniz dilek olay ya 460 gün..Düşünün siz geliyosunuz ilk gününüz o adamsa 300 günlük asker ve sizle aynı anda teskere alacak..Sizin gibi 3 tane kısa dönemin gelişini ve kendilerinden önce gidişini gözyaşları ve küfürlerle izliyecekler..O yüzden size poşet demelerine kızmayın duymamazlıktan gelin..İlk zamanlar bana da çok batıyo du ama inanın bi müddet sora “poşet abi”, “poşet ne haber” diye hitap ettiklerinde sanki seni adınla çağırıyolarmış gibi geliyo ve “efendim kardeşim” diye karşılık veriyosun…Zaten azevel o ilişkilerinize çok dikkat edin dediğim uzun dönemlerle kısa süre içinde kanki olacaksınız..İllaki oluyosunuz ya bu doğal bi döngü…Ben onlarla samimi olmak için özellikle çaba sarfettim ve başarılı oldum..Onlarla tuvalette soğuk suyla dal daşş…şk yıkanıyorum (tabi donla), sigara içmediğim halde çakmak taşıyıp ateş uzatıyorum ufak tefek diyaloglar geliştirmek için..Hatırlarını soruyorum,paylaşcak hiçbi ortak noktamızın olmadığı adamların masasına oturup çay içiyorum falan filan..Sonuçta 5 ay buradasınız arkadaşlar herkes bi şekilde birbirine muhtaç..Burda kendini etraftan soyutlayarak yaşamaya çalışmak pek mutlu etmez insanı.
Biyandan azevel bahsettiğim eğitimlerle cebelleşirken boşluklarınızda ve özellikle haftasonlarında ot yolmak,sağa sola malzeme taşımak ve bunlar gibi bilek ve vücut gücünüzü kullanmanızı gerektiren ve yaz sıcağında biton küfür etmenize imkan sağlayan en angarya işler size verilecektir..Tabi bide mıntıka var..Her yeni gelen mutlaka mıntıka yapar..Gocunmayın yapmak zorundasınız…Bazen kronun biri bile sen şurayı sen şurayı süpür şeklinde emirler verebilir yapacaksınız..Tabi kullanıldığınızı hissederseniz müdahale edin.. Ben 85 günlük askerim 85 gündür mıntıka yapıyorum düşünün…Daha yeni yeni alt devre askerler geldiği için elimizi çekmeye başladık..Tabi çavuş rütbesini takmamızın da etkisi var bunda..Buarada bilginiz olsun acemi birliğinin bitiminde yani yemin töreninizin yapılacağı gün onbaşı rütbelerinizi takıyosunuz ve askerliğinizin aşağı yukarı 60-65 inci günlerinde de çavuş oluyosunuz..
Acemi birliği yorucu gibi görünse de hiçbir sorumluluğunuzun olmaması yönünden avantajlıdır..Bikere akşam saat altı buçuktan sonra yatıp uyuma özgürlüğünüz olacak acemilikte..Bu, usta asker olduğunuzda mümkün olmayacak çünkü nöbetleriniz başlayacak..Gecenin köründe devriye onbaşı dediğimiz insan azmanı acımasız varlık “gah lan gah nöbetin var” şeklinde sizi dürtükleyecek ve uykunuzu p….

edip sizi nöbet yerine götürecektir..Gideceğiniz birliğin durumuna göre gece gündüz nöbet dutup “nöbet ağacı” dediğimiz canlıya da dönüşebilir yada benim gibi nöbetten muaf bi asker de olabilirsiniz..
Aklıma gelenler bunlar arkadaşlar..Umarım faydalı olur bu anlattıklarım..Sözlerime son vermeden önce sizlere lügatıma burada giren ve gelince sizlerin de duyacağı bitakım sözcükler ve tabirleri listelemek istiyorum..
Yarr….ım = canım kardeşim
S..kik = can dostum
Ogılim = Oğlum
Nöbet ağacı = Sürekli nöbet tutan bitkisel asker.
Daşş…k basması = Teskeresi yaklaşan stresli ve g..tü kalkmış kıdemli askerin ruh hali
Şafak sıkıştırması= Teskereye bir ay kala günlerin daha da bi geçmek bilmemesi.
Beyler Allah yolunuzu açık etsin..Canım torunlarım çabuk gelin gözlerimiz yollarda..Gelin de görün………askerliğin nekadar güzel bişey olduğunu:) ohh dadından yinmiyo valla!!!!!!!!!!!!!!
Not:Bu yazıyı okuyan ve adam gibi adam olan,askerliğini uzun dönem yapmış arkadaşlar uzun dönem askerlerle ilgili söylediklerimi üstüne alınmasın.