Biyolojik Savaş
 
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
20 Kasım 2008
29470 Mesaj 1176 Konu Gönderen: 6532 Üye
Son üye: iso
Askere Gidenlerin Mekanı - asker - askerlik - komando  |  Savaş  |  Kimyasal ve Biyolojik Savaşlar  |  Biyolojik Savaş
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Biyolojik Savaş  (Okunma Sayısı 506 defa)
adiga
Hürgeneral
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 751



Üyelik Bilgileri
« : 21 Ocak 2008 »

Biyolojik ve kimyasal savaş, mikroorganizmaların ve kimyasal maddelerin insanları öldürmek ya da zarar vermek maksadıyla kullanılmasıdır. Bu savaş teknolojisi antik çağlardan bu yana kullanılıyor. Tarihte kullanılan ilk yöntemlerden biri oklara zehir ve mikrop bulaştırılmasıdır. Su kaynaklarına hayvan leşlerinin konması yoluyla sularda bakteriyel ve mikrobik kirlilik yaratmak bir başka biyolojik savaş yöntemi olarak asırlar boyunca kullanılmıştır. Birinci Dünya Savaşı'nda kimyasal gazların kullanıldığı, 2. Dünya Savaşı sırasında ise Japonya'nın Mançurya'da biyolojik silah kullandığı bilinmektedir. Yakın zamanda ise Japonya'da metro istasyonuna yapılan bir terörist saldırıda kimyasal madde kullanılmış ve 12 kişi hayatını kaybetmişti. İran-Irak savaşında ve Kuzey Irak'ta Saddam Hüseyin kimyasal silah kullanmıştı. 1990'dan sonra sonra biyolojik ve kimyasal savaş maddelerinnin terörizm ve askeri amaçlı kullanımında artış kaydedilmektedir. (BM'ye göre 17 devletin elinde bu maddeler stok halinde bulunmaktadır.)

Biyolojik savaş için kullanılacak mikroorganizmaların, dayanıklı, üretimi ucuz, uzun ömürlü, havayla temasa dayanıklı olması gerekmektedir. Ayrıca bu tür organizmalar hızla yayılım gösterme ve bir hedefe yöneltilebilme özelliklerine sahip olmalıdır. En sık kullanılanlar arasında şarbon, çiçek, veba, tularemi ve botulizm yer alır.

Biyolojik ve kimyasal silahlar korkutucudur. Bunlar daha çok stratejik amaçla bulundurulur. Yarattığı tehdit kullanıldığı zaman yaratacağı etkiden fazladır. Kullanımları sanıldığının aksine kısıtlıdır. Küçük popülasyonlar üzerinde kullanılabilir. Bunun nedeni konuşlandırma güçlüğüdür. Mesela şarbon sporlarını hava akımı nedeniyle kontrol etmek güçtür. Tularemi taşıyan bir bombanın içindeki mikroplar bomba patladığı anda parçalanır. Sinir gazları ise hava içinde dağılır ve etkili olmaz. Ayrıca bu ajanların silah olarak etkin kullanımı henüz sağlanamamıştır. Bakteri, virus,ve kimyasallar laboratuarda üretilebilir fakat bunların piyasaya sürülmesi teknik beceri ve özel ekipman gerektirir. Onları kullanacak olanlar veya üretenler içinde risk yaratır.
Logged

Dur yolcu! Bilmeden bastığın bu topraklar bir devrin battığı yerdir, eğilde kulakver bu sessiz yığın bir vatan kalbinin attığı yerdir.
s_kurt
s_kurt
Orgeneral
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 388


Acınmaktansa kıskanılmak daha iyidir.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : 12 Şubat 2008 »

Bu silahlar artık kullanılmaya başlandı hatta kobay olarak İNSAN kullanılıyor ne acı
Logged

Acınmaktansa Kıskanılmak Daha İyidir...
yeşil
Binbaşı
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 398


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : 12 Ekim 2008 »

git gide artık teknoleji mükemmelleşiyo...
Logged
Sayfa: [1]
Askere Gidenlerin Mekanı - asker - askerlik - komando  |  Savaş  |  Kimyasal ve Biyolojik Savaşlar  |  Biyolojik Savaş
    Gitmek istediğiniz yer:  




    www.askere.com
    Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
    10 saniyede üye olmak için tıklayın.

    kapat