212A SINIFI DENİZALTILAR
 
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
20 Kasım 2008
29205 Mesaj 1167 Konu Gönderen: 6502 Üye
Son üye: karamanli88_4
Askere Gidenlerin Mekanı - asker - askerlik - komando  |  Askeri Sınıflar  |  Deniz  |  212A SINIFI DENİZALTILAR
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: 212A SINIFI DENİZALTILAR  (Okunma Sayısı 414 defa)
adiga
Hürgeneral
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 749



Üyelik Bilgileri
« : 22 Mart 2008 »

212A SINIFI DENİZALTI GEMİLERİ

Alman ve İtalyan Donanmalarına ait 212A sınıfı denizaltı gemileri, konvansiyonel denizaltı gemisi teknolojisinin gelişiminde önemli bir adım olarak görülmektedir.

Alman Donanması için dört, İtalyan Donanması için iki adet 212A sınıfı denizaltı gemisi kontratlarının imzalanmasından beri pek çok rapor yazıldı. Son on yıldan günümüze kadar artarak gelen havadan bağımsız tahrik sistemi hakkındaki merakla birlikte, bu yeni sınıf denizaltı gemisini tanıtan ve avantajlarını anlatan birçok yayının karşımıza çıkmasına sebep oldu. Deniz tecrübelerini tamamlayan dört denizaltı gemisinden U31, U32, U33 Alman Donanmasına ve Salvatore Todaro İtalyan Donanmasına katıldı.

Alman Donanmasının havadan bağımsızlık, çok düşük olasılıklı tespit edilme ve gelişmiş silah ve sensör sistemleri konularındaki gereksinimleri, yeni konseptlerin oluşmasına ve bunların entegre edilmesine yol açtı. Yeni geliştirilen bu yeni ünitler hakkında gerekli özenin gösterilmesi gerekiyordu. Zira bu bağlamda oluşabilecek sorulara sadece teorik cevaplar vermek insanları tatmin etmeyebilirdi. Entegre edilebilen karada konuşlu iki test sisteminin (yakıt pili sistemi ve komuta ve silah kontrol sistemi (CWCS)) üretimi ve kullanımı sayesinde ilk denizaltı gemisinin liman ve deniz tecrübelerine başlamadan çok önce ortaya çıkan bu sorulara teorik yerine pratik cevaplar verme imkanı oluşmuştur.

212A sınıfının çalışma grubu olan ve projenin de yönetimini yapan ARGE U212 grubu; koordinasyon, entegrasyon ve sistematik uygulamalarını ana yüklenici olarak sadece kendisi, HDW (HOWALDTSWERKE-DEUTSCHE WERFT) ve NSWE (NORDSEEWERKE EMDEN) tarafından değil, aynı zamanda İtalyan Tersanesi FINCANTIERI ile birlikte yürütme fikrini benimsemiştir. Böylece Alman üretim bilgileri İtalyan Donanması için 2 adet 212A sınıfı denizaltı gemisi inşa etmek için kullanılmıştır.

ENTEGRASYONDAKİ ERGONOMİ

212A sınıfı denizaltı gemisinin icra edeceği harekât tarzı, sensörler, silahlar ve seyir süresi açısından azami etkinliğe ihtiyaç gösterir. Bu etkinlik için de çok kısıtlı yere sahip olan denizaltı gemisinin içine, tüm bahis konusu donanımların, en etkin çalışma ve yaşama şartlarını sağlayacak biçimde yerleştirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu anlayıştaki yerleşim ile yapılan başarılı tasarım “Sistem Ergonomisi” olarak adlandırılmaktadır.

212A öncesindeki konvansiyonel denizaltı gemileri, santral ve manevra dairesi olmak üzere ikiye ayrılırken, bu gemide uygulama değiştirilerek her iki daire tek bölüm içine entegre edilmiştir. Bu özellik, gemi komutanının tüm teknik ve harekâta yönelik durumlarda anında girdi yapmasına imkân vermekte ve böylece karar verme süresi en aza indirilmiş olmaktadır.

Alman Donanmasının eski 206 Sınıfı denizaltı gemileri ile mukayese edildiğinde 212A sınıfı; tonajı ve görev alanları daha fazla olmasına rağmen, personel sayısı neredeyse aynı kalmıştır. Bu durum yüksek dereceli otomasyon ile birlikte operasyonel ve fonksiyonel elemanların optimizasyonu ile sağlanmıştır. Mamafih sistemlerin acil durumlarda kendi üzerinden kullanılabilme özellikleri de bulunmaktadır.

Bu yeni sınıf denizaltı gemilerinde önem arz eden diğer bir husus da personel motivasyonudur. Havadan bağımsız sistemine bağlı olarak görev ve dalış sürelerinin uzaması nedeniyle personel üzerinde oluşacak ilave baskının önüne geçmek ve personelin kendisini daha iyi hissetmesi için bir takım tedbirler alınmıştır. Bunlardan bazıları şunlardır;

• Her daim uygun iklim koşulları
• Soluma havasının sürekli gözlemlenerek temizlenmesi
• Yeterli sağlık hizmeti

• Her personel için içerisinde yatak bulunan kamaralar
• Yemeklerde her personele yetecek sayıda oturacak yer sağlayan salon imkânları

Denizaltı gemisi bir işyeri olarak; kısıtlı alan ve eçhizelerin yoğunluğu nedeniyle ideal bir çalışma ortamından uzak olmakla birlikte; 212A sınıfı denizaltı gemileri, geçmiş yıllarda denizaltı gemisi personelinin sahip olduğu yaşam şartları ile karşılaştırıldığında, personel ve iş ortamı rahatlığı açısından ortaya koyduğu çözümler ile büyük gelişmeler göstermiştir.

MÜHENDİSLİK AÇISINDAN

Mühendislik alanında son yıllarda yaşanan gelişmeler ışığında, önceki metotlarla karşılaştırıldığında daha teknik ve daha değişken çözümler uygulanmaya başlanmıştır.

SIGNATURES

212A SINIFI denizaltı gemilerinin tasarımında akustik gereksinimler daha önceki denizaltı gemilerine göre oldukça fazladır. Nicesel anlamda bu gereksinimler; özel harekât ortamları için oluşturulmuş akustik limitler olarak ifade edilmektedir.

Makinalar esnek ve sesi absorbe eden modüller içerisine monte edilmiştir. Harekât ve makine kontrollerinin bulunduğu müşterek komuta merkezi elastik bir platform üzerine oturtulmuştur. Ana tahrik sistemi ve bu sistemin güç iletim elemanları ile yakıt hücresi sistemine ait tüm unsurlar elastik olarak monte edilmiştir. Ayrıca ilk kez torpido kovanlarında da benzer bir uygulama başlatılmıştır. Bu uygulama ile torpido, su tazyikli fırlatma sistemi sayesinde kovanı terk etmekte ve torpido denizaltı gemisinden ayrılmadan motoru çalışmamaktadır.

Manyetik patlayıcıların aktif hale geçmesini engellemek ve aynı zamanda uçaklar tarafından denizaltı geminin tespiti maksadıyla kullanılan manyetik sistemlerin etkinliğini en aza indirebilmek için denizaltı gemisinin kendi bünyesinde oluşan manyetik sahanın yok edilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Bunun için 212A sınıfı denizaltı gemilerinde ana önlem olarak mukavim tekne manyetik olmayan materyalden inşa edilmiş, içyapıda kullanılan malzemelerin çoğu yine manyetik olmayan materyallerden seçilmiştir. Ayrıca geri kalan düşük manyetik saha da güçlü bir degaussing sistemi ile yok edilmektedir.

Ayrıca ısı sensörleri tarafından botun tespit edilmesi ihtimalini asgari seviyede tutmak için, çeşitli sistemler tarafından kullanılan soğutma suyu, mukavim tekne dışındaki boşluklarda depolanmaktadır. Böylece ısı daha geniş yüzey ile soğutulduğundan çevredeki deniz suyu ile arasındaki sıcaklık farkı asgari seviyede tutulmuş olmaktadır.

TAHRİK SİSTEMİ

212A sınıfı denizaltı gemilerinde; dizel jeneratör, kurşun-asit bataryalar, şnorkel ve egzost sisteminden oluşan, klasik dizel elektrik tahrik sistemi, yakıt pili sisteminin ilavesi ile radikal bir şekilde geliştirilmiştir. Böylelikle harici havaya bağlı olmaksızın daha geniş bir taktik kullanım alanı sağlanmaktadır.

Ayrıca bu tahrik sistemi; yüksek etkinliği, düşük devri, isteklere hızlı cevap vermesi, daha az yer kaplaması ve daha hafif olmasının yanı sıra iyi bir akustik etki (sessizlik) sağlayarak da geleneksel tahrik sistemlerine göre çok belirgin avantajları olduğunu göstermektedir.

212A için geliştirilen pervane hemen hemen her çalışma koşulunda kavitasyon oluşmasını engellerken aynı zamanda yüksek performans sergilemektedir. Bu tasarım için değişik mühendisler tarafından ortaya konan dört farklı pervane yakın incelemeye alınmıştır. Bunlar üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda titreşimi en aza indirecek en uygun kanat yapısı ve yük dağılımı, kavitasyonu önleyecek asgari yüzey alanı, verimlilik eğrilerini elde edecek çapta ve sayıda kanat adedi hesaplanmış ve hepsini birleştirecek bir yapı oluşturulmuştur.

OTOMASYON

Entegre edilmiş kontrol ve harekât merkezi, farklı çalışma şartlarında, tahrik sistemi ve diğer teknik sistemlerin kontrolüne ve monite edilmesine imkân vermektedir. Ayrıca merkezi dümen kontrol konsolu üzerinden de bu işlev gerçekleştirilebilir. Bu yeni teknoloji, kompleks ve entegre bir silah haline gelen denizaltı gemilerinde, lojistik, teknik ve personel organizasyonu açısından da önemli değişiklikler yapılmasını gerekli kılmaktadır.

EMNİYET TEDBİRLERİ

Yakıt pili gibi yeni teknolojiler denizaltı gemilerine bazı taktik avantajlar sağlamıştır. Ancak bu yenilikler denizaltı gemisinin teknik yerleşiminde de düzenlemeler gerektirmiştir. İlaveten, çevresel düzenlemelere olan ihtiyaç ise yeni çözümleri zorunlu kılmıştır. 212A sınıfı ile ortaya çıkan teknolojilerin etkilerinden bazıları şunlardır;

*Dairelerdeki zehirli gaz seviyelerin sürekli monite edilmesi, merkezi olarak bilgi sisteminin işlenmesi,
*Yangınla mücadele sistemi olarak nitrojenin ilk kez kullanılması,
*Karbondioksit yangın söndürücü tüplerin, üzerinden kullanılmasına imkân veren süviç paneller,
*Ana dalma sarnıçlarının acil hallerde üflemesi için gaz jeneratörleri,
*Elastik sabitleme materyali kullanılarak kovan içerisinde şoka dayanıklı torpido muhafaza imkânı.

SİSTEM ENTEGRATÖRÜ GÖZÜ İLE GÖRÜLEN SİLAH SİSTEMİ

Denizaltı gemisi silah sisteminin entegrasyonu genellikle son kullanıcının özel istekleri göz önüne alınarak yapılır. Sistemin entegrasyonunu yapanlar, halihazırda seçilen hardware donanımlarını, açıkça belirlenmiş performans kriterlerini ve birçok sistemi etkileyen parametreler üzerinde çalışır. Eğer bütün kriterler sağlanır ve fonksiyonel ihtiyaçları karşılayacak şekilde bir araya getirilebilirse her bir sistemin diğeriyle uyumlu çalışılabilirliğinin sağlanması maksadıyla, firmalar arasında interfeys anlaşmaları yapılır. Durum raporları, ekran gösterimleri, değerlendirme ve karar verme, bilahare silah tahsisi ve karşı tedbirlere ait sistemlerin fonksiyonel kullanımı oldukça karışık hale gelmiştir. Bu sebeple, denizaltı gemisine monte edilmeden önce karaya konuşlu bir entegre komuta ve silah kontrol test sistemi tesis edilerek, tüm ana ünitlerin birlikte test edilmesi çok önemli avantajlar sağlamıştır. Böylelikle, daha projenin erken dönemlerinde tüm sistem performansının test edilerek onaylanması mümkün olmaktadır.

Komuta ve silah kontrol sistemi gibi son derece karışık bir yapının diğer sistemler ve kendi içindeki uyumu burada kontrol edilir. Yani bu testler sadece cihazlarda gözden kaçan hataları ortaya çıkarmakla kalmaz, aynı zamanda her bir cihazın sistem içerisindeki fonksiyonunu da kontrol ederek olası bir uyumsuzluğun da önüne geçer. Komuta ve silah kontrol sistemleri üzerindeki bu testler liman ve deniz tecrübelerinden önce sorunların giderilmesine ve bu tecrübe sürelerinin kısalmasına da etki etmektedir.

TESTLER

Bir denizaltı gemisinin teknik anlamda karmaşık yapısı, kontrat imzalanmasından müşteriye teslimine kadar her adımda test ve tecrübe safhalarına özel dikkat ve önem verilmesini gerektirir. Test safhası ilk etapta istenen kaliteyi sunabilme imkânlarına göre alt firmaların değerlendirilmesi ile başlar. Daha sonra cihazların ve alt sistemlerin firma ve fabrikalardaki testleri ile devam eder. Son aşama ise limanda ve denizde tüm denizaltı gemisinin bir bütün olarak tecrübe edilmesi ile yapılır.

Permasyn motor veya yakıt pili sistemi gibi, gelişmiş teknolojinin ve yüksek dereceli otomasyonun kullanıldığı 212A sınıfı denizaltı gemilerinde testlerin planlanması ve uygulanmasında, daha önceki denizaltı gemisi projelerine kıyasla, daha fazla talep yer almaktadır. Projede dört test aşaması uygulanmaktadır.

*Sınıf testleri
*Fabrika kabul testleri
*Liman kabul testleri
*Deniz kabul testleri

Yukarıdaki test aşamaları çok iyi bir planlama gerektirir. Çünkü materyal, personel ve kaynakların en etkin şekilde kullanılması zorunluluğu göz önüne alındığında “Vakit nakittir” mantığı ile hareket edilmektedir. Bu mantık özellikle deniz tecrübelerinde ön plana çıkmaktadır. Müşteri de değişik test prosedürleri içerisinde ciddi şekilde yer almaktadır. Sanayinin elinde olmayan ancak Alman Donanmasında mevcut imkânlardan faydalanılarak cihaz ve montajların testleri yapılmaktadır.

ENTEGRE LOJİSTİK DESTEK

İlk gemi deniz tecrübelerine çıkmaya hazır olduğunda, emniyetle seyir yapabilmesi için, gerekli ikmal ve destek alt yapısının hazırlandığı ve yeterince fonksiyonel çalıştığı görülmelidir. Bu imkân ve alt yapı değişik test aşamalarının sonuçlarına uygun olarak oluşturulmalıdır ki, son geminin çıkışına kadar 212A sınıfının lojistiği uygulanabilir ve garanti kapsamında devamı sağlanmış olmalıdır.

TEKNİK DÖKÜMANTASYON

Gemi personeli, bakım-onarım personeli ve back up bakım personeli için yeterli dökümantasyona ihtiyaç duyulmaktadır. Gemide dökümantasyon, Alman Donanması Lojistik Bilgi Sistemine bir interfeys ile bağlanmak suretiyle oluşturulmuştur. Bilgiye ihtiyaç duyan gemi personelinin kağıtlar arasında kaybolması yerine, interaktif link yardımıyla bilgi merkezindeki asistan yardımı alınabilmektedir. 212A sınıfı denizaltı gemisi programı, elektronik medya yoluyla, gelecekte askeri lojistik bilgiye erişim uygulamasını mümkün kılabilecektir.

YEDEK MALZEMELER, ÖLÇÜM EKİPMANLARI VE TAKIM AVADANLIKLAR

Yedek malzeme hususları, bakım analizleri ve ikmal merkezi malzeme durum raporlarına istinaden belirlenir. Dörtlü paket kapsamında denizaltı gemilerinin sistemleri için bir analiz yapılmış, tüm bakım seviyeleri ve stokta bulunması gereken yedek miktarı için malzeme seti, programın bütçesi dâhilinde oluşturulmuştur.

EĞİTİM KOLAYLIKLARI

Komuta ve Silah Kontrol Sistemi (CWCS) ve Dümen Kontrol Konsolu (SCC) ile bilgisayar destekli eğitime başlangıçtan beri özel önem verilmiştir. Bu sistemler eğitimcilere, takım ve gruplara, tatbikat personeline ve yedek personele eğitim verecek şekilde dizayn edilmişlerdir. İnşa aşamasında karada oluşturulan test merkezinde, ilave simülatörler imkânları ile orijinal cihazlar birlikte kullanılarak yapılan eğitimler ile bu mümkün kılınmıştır.

İNŞAA’DAN GÖREVE
Dünyanın ilk yakıt pili havadan bağımsız tahrik sistemi teknolojisine sahip denizaltı gemisi olan U31, 7 Nisan 2003 günü deniz tecrübeleri için Kiel limanından ayrılmıştır. Hem Baltık Denizi’nin güneyindeki sığ sularda, hem de Norveç’in güneyindeki açık denizde performans tecrübeleri yapılmıştır. Bu testler esnasında en büyük önem yeni geliştirilmiş olan DM2 A4 torpidosu atışlarına verilmiştir. O günden bu yana tüm Alman ve İtalyan denizaltı gemileri deniz tecrübelerini tamamlamış veya son aşamaya gelmişlerdir.

İlk iki denizaltı gemisi (U31 ve U32) 19 Ekim 2005’de, üçüncü denizaltı gemisi (U33) ise 13 Haziran 2006’da Alman Donanmasına katılmıştır. İtalyan Donanmasının ilk 212A sınıfı denizaltı gemisi olan “SALVATORE TODARO” ise 28 Mart 2006 tarihinde hizmete girmiştir. Serinin son gemileri olan dördüncü Alman denizaltı gemisi U34’ün ve ikinci İtalyan denizaltı gemisi “SCIERE” nin de bu yılın sonuna kadar hizmete girmeleri beklenmektedir. 212A sınıfı denizaltı gemilerinin deniz tecrübeleri göstermiştir ki; denizaltı gemisi teknolojisindeki bu büyük ilerleme yalnız teknik ve silah olarak değil, aynı zamanda personelin yaşam koşulları ve ergonomi alanlarında da etkili olmuştur. 206A sınıfı ile karşılaştırıldığında onları bir anda 25 yıl ileri götüren bu teknoloji denizaltı gemisi personelini de memnun etmektedir. U32, Mayıs 2006‘da daha önce nükleer olmayan hiçbir denizaltı gemisinin yapamadığı kadar uzun süre havadan bağımsız olarak dalmış durumda seyir yapmıştır. Bu atılım denizaltı gemilerine farklı taktik ve harekât imkânları kazandırarak yeni bir çığır açmış ve konvansiyonel denizaltı gemisinin geleneksel tanımlamasına farklı bir bakış açısı getirmiştir.

Bu arada Alman Donanması, ikinci 212A paketi için kolları sıvamış, iki adet daha 212A sınıfı denizaltı gemisi hakkında yapılan görüşmeler sonlandırılmıştır. Projeye başlama emrinin 2006 sonbaharında gelmesi beklenmektedir.


KAYNAK : NAVAL FORCES DERGİSİ
Logged

Dur yolcu! Bilmeden bastığın bu topraklar bir devrin battığı yerdir, eğilde kulakver bu sessiz yığın bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Sayfa: [1]
Askere Gidenlerin Mekanı - asker - askerlik - komando  |  Askeri Sınıflar  |  Deniz  |  212A SINIFI DENİZALTILAR
    Gitmek istediğiniz yer:  




    www.askere.com
    Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
    10 saniyede üye olmak için tıklayın.

    kapat